KRİZİN SORUMLUSU MEVCUT BUHAR KAZANLARINIZ MI?




D
ünya çapında finansal bir kriz olarak başlayan sürecin üretim sektörünü de (ekonomistler her ne kadar “reel sektör” adını da takmış olsalar da, ben bu “moda” deyim yerine daha anlaşılabilir olduğundan “üretim sektörü” demeyi yeğliyorum) vurmasıyla birlikte, daralan pazarda varlığını sürdürmek isteyen üretici firmalar üretim maliyetlerini düşürme arayışına girmeye başladılar.
Pek çok dergi, gazete ve TV kanalında üreticilere öğüt veren yazılar ve programlar da eksik olmuyor şu sıralar. Bunların birçoğunu gülümseyerek okuduğumu veya izlediğimi söylemek zorundayım. Çünkü söylenenlerin tümü aslında zaten sürekli yapılması gereken şeyler. Hatta zaman zaman, “bu anlatılanlar kriz döneminde yapılacaksa, krizden çıkılınca da bu anlatılanların tersinin mi yapılması gerekiyor acaba” diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Her neyse… Biz kendi “kriz” yazımıza dönelim…
Şu günlerde çok sık olarak, mevcut sıvı veya gaz yakıtlı buhar kazanlarının yerine katı yakıtlı buhar kazanı almak isteyen firmaların teklif talepleriyle karşılaşıyoruz. Firmaların niyeti belli… Karların yüksek olduğu dönemde işletme kolaylığı düşünülerek alınmış olan gaz ve sıvı yakıtlı buhar kazanlarını, katı yakıtlı buhar kazanları ile değiştirerek enerji maliyetlerini düşürmek…
 
Enerji Maliyetini Düşürmek İçin Kullanılan Yakıtı mı Değiştirmek Gerekiyor?
İ
lk bakışta, maliyet düşürmek için ucuz yakıt seçeneklerine yönelmek gayet mantıklı gözüküyor. Öyle ya… Yıllardır ucuz yakıt diye pazarlanan doğal gaza peş peşe zam gelmeye başlamış durumda. Üstelik kullandıktan sonra gelen zammı da saat okuma döneminde ödüyorsunuz. Öte yandan sıvı yakıtlar da dövize bağlı durumda. Sonuçta dövizin ne zaman artacağını, zammın ne zaman geleceğini bilemeden, yani bir enerji maliyeti hesabı yapamadan üretim yapmak sorunu ortaya çıkıyor.
Bu durumda enerji maliyetini düşürmek için kömür gibi, prina gibi daha ucuz yakıtlara yönelmek akılcı (?) yol olarak ortaya çıkıyor. Kazan üreticileri ise, yaptıkları maliyet ve yatırım geri ödeme hesaplarıyla bu düşünceyi körüklüyorlar. Aslında kazan üreticileri de kendi krizlerine çözüm bulma derdinde…
Kabaca bir hesap yapıldığında, ucuz katı yakıt seçeneği hem bir yılda yapılan kazan yatırımını geri ödüyor ve hem de işletmeyi kara geçiriyor. Bundan iyisi… Şam’da kayısı…
Üç yıllık, beş yıllık kazanlar sökülüp hurdaya atılacakmış… Kimin umurunda?




 

 

 

 

etiketler: